Deli Şair John Clare

İngiltere tarihinde “Enclosure Movement” diye bir hikâye var, “Çevirme/Kuşatma/Kapatma Hareketi”, hatta “Harekâtı” diye çevrilse olur [ama şimdi Oskarcım dedi ki ona Türkçede “çitleme” diyorlar, ben de dedim ki bana ne ben öyle demeyeceğim] devlet ve seçkinler eliyle küçük çiftçinin arazisinin, kamuya ait meraların, otlakların, düzlüklerin, yazıların, orman/yarı-orman arazilerinin gitgide daha büyük parseller halinde birleştirilmesi, etraflarının çitle çevrilmesi manasına geliyor kabaca, 13. yüzyıl civarında ufak ufak başlayıp 19. yüzyılda zirve noktasına varıyor bu hadise de. Ne oluyor tabii, daha sanayileşmenin tekmesini yememiş halk kitlelerinin beline ilk yumruk daha topraktayken iniyor, iyi kötü geçimini sağlayıp kendi olarak var olabilen vatandaş aristokratlara maraba, yanaşma olarak devam edebiliyor ancak yoluna. Neyse, ben bu bahse yakın zamanda ormanlarla ilgili bir şey okurken denk geldim ama mevzu bu değil. Forests: The Shadow of Civilization kitabının yazarı Bay Pogue, bu dönemi anlatırken John Clare diye bir şairden bahsediyor, hakkında birkaç bilgi veriyor. Ben öyle gelip geçerken denk geldiğim bu ömre hayran kaldım, siz de Clare’in adını duymadan gitmeyin istedim (zaten biliyorduysanız çıkabilirsiniz). Bir gün bir şair tanıtması yazacağım hiç aklıma gelmemişti, o da kısmet oldu.

Continue reading “Deli Şair John Clare”

Kitaplar, Kitaplıklar, Takıntılar ve Harman Viski

I

İbnülemin Mahmut Kemal anlatır; kitap toplama çılgınlığıyla ünlü (son derece de enteresan bir adam olan) Ali Emiri Efendi, bir dost meclisinde ayağa fırlayıp, hiç de yeri değilken, döneminin en etkili devlet adamlarından Mahmut Esat Efendiye hitaben şöyle der: “Ben bir Türk uşağı olduğum halde enfesün nefis binlerce kitabım var. Sen muazzam koca bir kadıasker olduğun halde kaç kitabın var be adam?” Kazasker hazretleri yanıt vermez. Ali Emiri de bir süre sonra gidip Mahmut Esat’ın elini öper, özür diler. (Çılgın ortamlar.)

Continue reading “Kitaplar, Kitaplıklar, Takıntılar ve Harman Viski”

Olumlu Bir Arıza Hâli Olarak Muhaliflik: Haymatlos Nasıl Yapılır?

Her halta uyan, gözü kapalı yaşayanın karşıtı nötr bir ifade olmamalı, konformizm kadar fanatik bir arıza hali olmalı. Bir tutku olarak uyumsuzluk, itaatsizlik olmalı. İşte o sebeple benim bu anlama en yakın yerli sözcük önerim: Hasan Basri Aydın.

(İlk yayın: Ağustos 2013)

Konformizm sözcüğünün karşılığı için sözlükler diyor ki: Yürürlükteki kurum, ölçüt ya da koşullara, görece katı kalıplara, eleştirel bir değerlendirme yapmaksızın uyma. Korkunç bir şekilde buna “uymacılık” diye Türkçe karşılık önermişler. Uydurma öztürkçesi çok önemli değil de, bu sözcüğe bir zıtanlamlı arasanız ne dersiniz?  TDK herhalde “uymazcı” falan diyecektir, İngilizce zıtanlamlılar sözlüğüne bakınca da “nonconformist” diyor. İkisi de olmaz, yetmiyor. Her halta uyan, gözü kapalı yaşayanın karşıtı nötr bir ifade olmamalı, konformizm kadar fanatik bir arıza hali olmalı.  Bir tutku olarak uyumsuzluk, itaatsizlik olmalı. İşte o sebeple benim bu anlama en yakın yerli sözcük önerim: Hasan Basri Aydın.  

Continue reading “Olumlu Bir Arıza Hâli Olarak Muhaliflik: Haymatlos Nasıl Yapılır?”