Bir Serçe de Sen Öldür

[2003’ten]


Bu insanlar ne yapıyor?

Mao ilginç adam. Pek çok şeyin yanı sıra, tarihin en “ani” kalkınma girişimi olan “Büyük Atılım”ın da fikir babası ve uygulayıcısı. Büyük Atılım (veya İngilizce the Great Leap Forwards) çok kısaca şu: Stalin sonrası dönemde Sovyetlerle arasındaki güç ilişkisi yeni bir boyut kazanan Bay Mao, Sovyetlerin ağır sanayi hamleleri yoluyla kısa süre içerisinde ABD’nin toplam üretim hacmini geçme hedefi açıklamasını takiben, “Biz de tarımı ve hafifsanayii merkeze alan bir atılımla yola çıkarak 15 yıl içerisinde İngiltere’nin toplam üretim hacmini geçeriz” diyor. Bunu iddia ederken alkollü müydü bilmiyoruz, ama 1958 ve 1961 seneleri arasında olanlar oluyor.

Büyük Atılım (ya da “Bu Köylüleri Bana Parayla mı Verdiler?”)

Yerel parti kadroları seferber edilerek milyonlarca köylü dört bir koldan tasarlanan projeleri gerçekleştirmek ve yaklaşık ayda bir güncellenen üretim hedeflerini tutturmak üzere tarlalara, inşaatlara, atölyelere sürülüyor. Normalde hektar başına x ton mahsul alınan yerden 3x, 4x bazen 10x mahsul alınabileceğine dair hipergerçekçi hesaplamaların ardından, bu rakamlar resmi hedef haline getirilip yerel kadrolara dayatılıyor. Yerel kadrolar da bol bol zor kullanarak, çeşitli kamulaştırmalar yaparak, çalış(a)mayanın yemek yemesini engelleyerek işin değneği oluyor. Bin yıldır belli bir yönteme göre ekilen çeltik (pirinç) için mesela deniyor ki, “Bunları daha yakın yakın ekersek daha çok mahsul alırız” ve bin yıldır o işi yapan köylülerin zaman zaman itirazlarına rağmen “partiden iyisini bilmek mümkün olmadığı için” bu metot aynen uygulanıyor. Yahut deniyor ki normalde 10 cm derine ekilen şu mahsul, aslında 30-50 cm derine ekilse daha güçlü çıkar, gövdesi sağlam olur, afetten etkilenmez ve daha da çok mahsul verir. Bu sefer köylü başlıyor o araç gerecin kıtlığında tarlaları gece gündüz çalışarak adam boyu sürmeye. Kayalık zeminler üste çıkmış, toprağın verimli üst katmanı ölmüş, pek dinleyen olmuyor.

Yahut deniyor ki her yere baraj yaparsak verimi kat kat arttırırız. Alelacele, kayda değer planlama olmaksızın her köyde, şehirde, eyalette baraj göl ve göletleri inşaatlarına girişiliyor. Çoğu yarım kalıyor, bir kısmı yanlış yükseltiye veya mevkiye inşa edildiği için kısa zamanda kuruyor ve kullanılmaz hale geliyor, bir kısmı çökelti birikmesi yüzünden birkaç ayda dolup tıkanıyor, su tutamıyor. Tabii bu baraj inşaatlarında da insanların zorla ve tarladan tapandan çekilip alınarak çalıştırıldığını hatırlamak gerek.

Bir de modern dünyanın çelik üretimi etrafında döndüğü bu yıllarda Çin de üretimde patlamalar yaşamak istiyor. Köylülere uyduruk kaydırık maden eritme ocakları kurduruluyor. Millet elleriyle maden arıyor, partinin verdiği dinamitleri patlatıp kayaları delerken birbirini öldürüyor, yeterince maden bulunamayınca köylerdeki kazma, kürekler toplanıp ocaklarda eritiliyor ki o komüne verilen kotaya erişilebilsin.

Sonuçta ne oluyor? Büyük Kıtlık oluyor. Abuk subuk tarım inovasyonlarının terse sonuç vermesi, tarım işçilerinin pek çok yerde barajlarda çalıştırılması ve dolayısıyla ya gereken zamanda ekim yapılamaması ya da ekilen ürün hasat edilemeyerek tonlarca mahsulün tarlada çürümeye terk edilmesine ek olarak yağışların da beklenilen ölçüde yağmamasından dolayı milyonlarca insan açlıktan kırılıyor. Üretilen madenin üçte birinden fazlasının kullanılamaz olduğu ortaya çıkıyor. Barajları zaten söyledik, milyonlarca yuan’a ve insan ömrüne mal olup çoğu neredeyse hiç işlevselleşmiyor. Kıtlık öncesi açlıktan ölümleri, işkence ve cezalandırma sonucu ölenleri de ekleyince tarihçiler 20 ila 45 milyon insanın bu hükmetme hırsı yüzünden öldüğünü tahmin ediyor.

Da, Serçe ne Alaka?

Hedefteki Düşman: Avrasya Ağaç Serçesi

Aslında bunu yazmaya gelmiştim. İşte tüm bu işler olup dururken Mao Beyi bir gün başka bir ultra dev projeyle ilgili talimatlar yağdırmaya başlıyor. “Dört Haşere Kampanyası” adını verdiği ama “Bir Serçe Öldür” adıyla da bilinen bu sürecin hedefi sağ sapmacı veya karşıdevrimciler değil; sıçan, karasinek, sivrisinek ve serçe.

Bir serçenin yılda 4.5 kilo tahıl yediğini tespit eden Çin planlamacıları, kuşların bunu hak etmediğini düşünerek, ilgili tahılın halka iadesi için eylem planları hazırlıyor. Buna göre öldürdükleri haşere miktarına göre bireyler, okullar ve köyler çeşitli manevi ödüllere layık görülüyor. Halk işi gücü bırakıp fare peşinde, sinek peşinde koşmaya başlıyor.

Ölü serçe koleksiyonu

Serçelere ise daha organize müdahale ediliyor. Şehirlerde sabah saat dört buçukta halk siren eşliğinde sokaklara dökülüyor, çatılara çıkıyor. Köylüler de aynı saatte yamaçlara, tepelere tırmanıyor. Ormanlık bölgelerde ağaçlara çıkılıyor. Vatandaş elinde sopalara bağlı bezler sallayarak, tencere tava çalarak, ıslık çalıp bağırarak birkaç saat boyunca kuşların yere konmasını engelliyor ve yorgunluktan bitap düşerek ölmesini bekliyor. Ama mücadele bu kadar pasif değil, eli sapan tutan çocuklar ve eli tüfek tutan köylüler bu arada sürekli havadakileri bir bir yere indiriyor. Sadece Nanjing’de bu iş için iki günde 330 kilo barut kullanıldığı raporlanmış.

Süreç bittiğinde resmi raporlara göre muzaffer halkın 48.695 kilo sinek, 930.486 adet sıçan, 1213 kilo hamamböceği ve 1.367.440 adet serçe yok ettiği ilan ediliyor. İşe yarıyor mu? Çekirgelerin işine yarıyor. Aslında bin türlü gerçek zararlı ile de beslenen serçelere karşı uygulanan bu soykırım sonrasında her çeşit tarım zararlısının sayısında patlamalar yaşanıyor. Hasat mevsimi geldiğinde on binlerce hektar alanı yiyip bitiriyorlar, pek çok ürün de başka zararlıların kurbanı oluyor. Mao mevzuya uyanıp listeden serçeyi çıkarıyor ve yerine tahtakurusunu koyuyor ama işte…

*Verilere tek tek referans vermeye çok üşendim, zaten genelde kaba özet olarak geçtim. Yazının ağırlığı, Çin devlet ve bölge arşivlerinin kayda değer bir kısmına girişine izin verilmiş Hollandalı Çin araştırmacısı Frank Dikötter’in kitabından özet (Dikotter, Frank (2010). Mao’s Great Famine. New York: Walker & Co). Bir iki noktayı da şurdan aldım: Summers-Smith, J. Denis (1992). In Search of Sparrows. London: Poyser.

Author: deniz dehri

bahtsız çevirmen, mutsuz eğitmen, fanatik evcimen.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *