Savaş Kılıç’la kısa bir söyleşi: “Diller kirlenmez, alışverişe girer”

Sevgili Savaş Kılıç söyleşmeye doyulamayacak insanlardan biri. Savaş’ı burada uzun uzun anlatmaya gerek yok; “İsmi tanıdık geliyor yahu, ama tam çıkaramadım,” diyenler kendisini editör ve çevirmen olarak bilsin; “Adana Demirspor’un teknik direktörü değil miydi ya o?” diyeni zaten blokluyoruz.

Sıkışık bir dönemine denk gelse de kendisini darlamayı başardım. Evrensel gramerden başladık, eşitlik aksiyomuna, evrensel eğitime, dil reformuna, üslup yazılarına ve Esperantoya kadar sıçradık. İleride Türkçe meseleleri üzerine de söyleşmek, hatta biraz kışkırtmak, gerekirse alkol etkisiyle irikıyım laflar üretmeye sürüklemek gibi “tohm-ı fitne vü fesad ekici” planlarım yok değil. Bekleyelim!

“Metaforlar masum değildir!”

Continue reading “Savaş Kılıç’la kısa bir söyleşi: “Diller kirlenmez, alışverişe girer””