Gürün, Ezan, Kırım

Birinci Kısım: Gürün

Gürünlü Mariam Der Khatchadourian Mardirossian
ve oğlu Sempat Mardirossian.
Halep sığınmacılar kampı.

Gürün, Sivas’ın bir ilçesi. Adını pek duyduğumuz bir yer değil, belki kulağımıza çalındıysa  Hrant Dink’in babasının memleketi, doğup büyüdüğü kaza olarak çalınmıştır.

Gürün Belediyesi ve Gürün Kaymakamlığı’nın web sitelerinde ilçenin tarihine dair bir sayfa, sekme aradımsa da bulamadım. Utandıklarından mıdır, kimse bir şey yazmamış. Türk Vikipedi’sinde ise “eski” adının Tilgarimu olduğu belirtilmiş.

Kevorkian & Paboudjian’ın devasa Ermeniler‘inde ise ilçenin Hititler’den çok sonraları başka bir adının da olduğu, Ermeniler tarafından Garnag diye adlandırıldığı yazıyor. Aynı zamanda ilçe hakkında diyor ki “Tepeleri ormanlık, toprak rengi dar ve dik bir vadiyle çepeçevre kuşatılmış olan kaza merkezi Gürün’ün 12.168 kişilik nüfusunun 8.406’sını Ermeniler oluşturuyordu [1914’te].” (s.245).

Aşağıdaki 2 dakikalık video, bu şehirde doğmuş ve sonradan Amerika’ya göçmek zorunda kalmış bir hemşehrimizin, bir Sivaslının 42 yaşında memleketine geri döndüğünde yaşadıklarını aktarıyor. Ve ne bileyim belki de Sivas’ın bugün neden bu kadar uzak, Gürün’ün neden bu kadar bilmediğimiz bir yer olduğunu açıklıyor.

Gürün’de Neler Oldu?, bir forum girdisi.
Resim: Anatolian Armenians Facebook Sayfası.

İkinci Kısım, Ezan

Knuşan, kırımda yetim kalmış bir Ermeni.

Sayıları tahmin bile edilemeyen, anasız babasız kalmış Ermeni çocuklarının akıbeti pek çok durumda Kürt aşiretlerine, Türk subay ailelerine karışıp köklerini kaybetmek olmuş. Aramızda böyle pek çok anneanne (misal Fethiye Çetin’inki), dede var(dı). Bir kısmı aslında geçmişini hatırlasa da anlatmamış, bir kısmı yaşı yetişmediği için bilmemiş bile aslını. Tabii Ermeni yetimler deyince akla Hrant Dink’în ölümüne giden sürecin ilk taşı Sabiha Gökçen meselesi de geliyor.

Harry
Kürkçüyan, bu toprakların müşfik yetimhanelerinden bir şekilde yolunu
Amerika’ya düşürebilmiş. Anlatıyor (2 dk 14 sn):

 

*Altyazılar, çeviri benim. Belgeselin (İngilizce) tamamı için tıklayın: The River Ran Red (J. Michael Hagopian,2008).